Aile içi iletişim, çoğu zaman büyük konuşmalarla değil, günlük küçük anlarla şekillenir. Kahvaltıda sorulan bir soru, akşam yemeğinde paylaşılan bir olay ya da kapıdan girerken söylenen bir söz, evin havasını belirler. Bu yüzden iletişimi geliştirmek için önce bu sıradan anlara bakmak gerekir.
Her evin kendi konuşma biçimi vardır; kimi yüksek sesle tartışır, kimi sessiz kalır. Önemli olan tarzı değiştirmekten çok, herkesin söylediğinin duyulduğunu hissetmesidir. Bu his oluşunca zor konular da daha rahat konuşulur.
Gerçekten dinlemek
Dinlemek, sırasını beklemek demek değildir. Telefonu bir kenara bırakmak, göz teması kurmak ve karşıdakinin cümlesini bitirmesine izin vermek basit ama etkili davranışlardır. Çocuk bir şey anlatırken sözünü kesmemek, ileride ona ne kadar güvenebileceğini de gösterir.
Ortak zaman yaratmak
- Haftada bir akşam yemeğini herkesle birlikte yemek
- Telefonsuz kısa bir sohbet saati belirlemek
- Hafta sonu için birlikte küçük bir etkinlik seçmek
Bu alışkanlıklar büyük zaman gerektirmez, ama düzenli olmaları gerekir. Düzenli ortak zaman, sorun çıktığında konuşabileceğiniz bir zemin hazırlar.
Anlaşmazlık anlarında
Kızgınken verilen kararlar çoğu zaman pişmanlık getirir. Bu nedenle ses yükseldiğinde kısa bir ara vermek ve sakinleşince devam etmek faydalıdır. Suçlayan cümleler yerine, kendi duygunuzu anlatan cümleler kurmak karşı tarafın savunmaya geçmesini azaltır.
Evde kuralları birlikte belirlemek, çocukların ve gençlerin sahiplenmesini kolaylaştırır. İletişim güçlendikçe çocukların arkadaşlık becerileri de desteklenir; bu konuyu çocukların sosyal gelişimi yazısında ele aldık. Büyüklerle bağ kurmak için ileri yaşta sosyal yaşam notlarına da göz atabilirsiniz.
Ciddi ve süregelen çatışmalarda bir aile danışmanı gibi bir uzmandan destek almak yardımcı olabilir. Genel bakış için ana sayfaya dönebilirsiniz.