Hicri: 13 Recep 1442 Miladi:
Gücünüzün ve cesaretinizin, güçlüklerin üstesinden gelmeye yeterli olduğunu kabul edin. M.Esad Coşan

Cuma Saati - Mü’min Kulların Sığınacağı Liman "Tevekkül"

Cuma Saati - Mü’min Kulların Sığınacağı Liman "Tevekkül"


Tevekkül, gerekli tüm gayreti göstererek , her türlü tedbiri aldıktan sonra o işi tam bir yakin ile Allah’a havale etmektir. Yani tevekkül genel olarak dine ve dünyaya ait herhangi bir hususta alınacak tüm tedbirleri aldıktan sonra  o işin neticesinin Allah’a bırakılmasıdır.

“Mü’minler sadece Allah’a güvensinler .(Al-i imran 3/122)” Ayeti bize tevekkülü anlatır. Peygamber Efendimizde Müslümanlara tevekkülü tavsiye eder ve bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurur.”Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül ederseniz O sizi kuşu rızıklandırdığı gibi rızıklandırır.(İbnMace , Zühd,14)”

Tevekkül ,insanoğlunun her işte Allah’a tam güven ve onun tercihine teslim olmasıdır. Bunun göstergesi  de musibetler ,belalar veya afetler karşısında insanın gösterdiği sabırdır. Tevekkül etmeyen insan , hayatın kendisine sunduğu problemler, sıkıntılar karşısında bunalır, ezilir hatta ruh sağlığı da bozulabilir. Çünkü insanoğlu her şeyinin tam ve kusursuz olmasını ister. Bunuda göremeyince ve elde edemeyince, Allah’a tevekkülü olmayınca başka mecralara kayabilir. Unutulmamalıdır ki Allah iki emniyeti ve iki korkuyu bir arada vermez. Tevekkül etmemek demek insanın altından kalkamayacağı yüklerin altına girmesi demektir.  Allah , insanlara altından kalkamayacakları yük yüklemez ama insanlar, tevekkül etmeyerek gidip o yüklerin altına kendileri girerler.

Tevekkül, insanın geleceğe dair endişelerini giderir. Gelecek henüz yaşanmadığı için insan, sürekli olmasa da vehimle ve korkuyla bakabilir. Fakat hakiki anlamda tevekkül eden insan böyle bir korku ve endişe yaşamaz. Günümüzde herkes birilerine dayanarak, birilerinin adını kullanarak veya bir hükümete bağlanarak işlerini yürütmek ve rahat etmek ister. Tevekkülde de böyle rahat bir endişe vardır. Fakat insanın tevekkülü sadece Allah’a olmalıdır.Kur’an bize bu hakikati şu ayet-i kerimeyle haber verir.

“Yalnız Allah’a dayanıp güven vekil olarak Allah yeter. (Ahzab 33/3)“

Hz. İbrahim’de ateşe atılırken son sözü şu olmuştur.”Allah bana yeter O ne güzel dost ve yardımcıdır.” İşte bu tevekkül sayesindedir ki Allah o dağ gibi ateşi gül bahçesine çeviriverdi.

Allah,dünya  ve ahiret için istenen her şeyi bir takım şartlara ve esbablara bağlamıştır. İşte tevekkül sebeplere uygun hareket ettikten sonra neticeyi Allah'tan beklemek, O’na güvenmek ve O’ndan gelecek herşeyi memnuniyetle  kabullenmektir. Başka türlü sebep ve şartları bir tarafa bırakarak ”kaderimde ne varsa nasıl olsa o olur.” gibisinden sözler sarf ederek beklemek tevekkül etmek değildir. Bu da  insanı tembelliğe sevk eder. Nitekim Hz.Ömer (r.a.) , Medine’de boşta gezen bir gruba “Siz necisiniz, kimsiniz?” diye sorar.Onlar da ,biz mütevekkilleriz , tevekkül sahibi kimseleriz derler.Bunun üzerine halife Ömer(r.a.) , “Hayır,siz mütevekkil değil, müteekkil (yiyici) lersiniz. Siz yalancısınız, tohumunu yere atıp(toprağa ekip) sonra tevekkül edene mütevekkil denir.” der.

Rabbim bizi her musibet ve bela karşısında tevekkül eden kullarından eylesin. Müteekkillerin değil mütevekkillerin arasına ilhak eylesin. Amin. Selam ve Dua ile…

Hayırlı Cumalar...

                                                                                                                                                         Hüsnü DEMİR






Burada paylaş :


Anasayfa'ya geri dön

HABERLER

MERKEZİ REKLAM

AKRA FM
CANLI RADYON DİNLE