Hicri: 18 Zilhicce 1442 Miladi:
Bir kimse hayra para vermiyorsa demek ki Allah cc. hayra parasını nasip etmiyor. M.Esad Coşan

Cuma Saati - "Mücahedemiz"

Cuma Saati - "Mücahedemiz"


Dünya hep bir mücadele yeri olmuştur. Bu mücadele menfaatlerimiz ve zihniyetimizle orantılı düzeyde çabalara şahittir. Bizimde yaşadığımız bu diyarda ve bizim coğrafyamız diyebildiğimiz yerlerle beraber geniş bir çevre anlayışımız mevcut. Bizi birçok etken kadar çevre anlayışımızı kaybettirmeye çalışan en önemli konusundan birisi kültürel bağımlılık hareketleridir.

Kültürümüzü yaşama alanlarımızın tertemiz hava, yemyeşil çayırlar, çeşit çeşit çiçekler, nezih mekânlarla oluşturulacak ortamlarda huzurlu bir şekilde devamlı kılmak mümkün olacaktır. Fiziki çevrenin elbette bu peyzaj çalışmalarımızla maddi olduğu kadar maneviyata etki eden alanlarda sıçramalıdır. Böyle bir çevre dizaynında camiler, okullar, dernekler gibi kurumlar mücadelenin en güzeli olan yerlerde eğitimle olur.

Mücadeleye güç veren eğitimimizde kültürel bağlantımızın olduğu coğrafyada çizilebilecek vizyon, insanları harekete geçirecek bir irade kazanımı ile birlikteliğin bereketini hissini verecektir. Bunların gerçekçiliği sadece eşya üzerinden mekanik bir yaşam tarzı olmamalıdır. Her ne kadarda böyle düşünelim fiiliyatımızın da bunu doğrulaması acıdır. Bizler robot değiliz. Ahlaki olgunlukla bir makinenin ruhla birleştiği ham maddesinin toprak olduğu insanlarız. İnsanlar olarak durmadan değişen dünyada sadece bir alanda meşgul olmak yetmiyor. En önemli vazifemiz olan kul olmak. Bu kulluğu hayatın her yönünde sağlık, eğitim sosyal faaliyetler, çevre faaliyetleri, toplumsal faaliyetler(aile kurma, akraba ilişkisi) eş zamanlı olarak yürütmeliyiz. Bize verilen bedenlerimizi helal sağlıklı gıdalar, sportif faaliyetlerle sıhhat ve afiyet içerisinde tutarak kültürel bağımlılıktan kurtularak özümüze doğru dönerek çaba ve gayretlerimizde mutlu garibanlarda olmaya çalışmalıyız.

Peygamber (sas.) Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde şöyle buyurmuşlar:

Tûbâ li'l-gurebâ. "Ne mutlu garibanlara!"

Peygamberimiz'in çevresindekiler sormuşlar:

Ve me'l-gurebâ? Gurebâdan kastınız nedir yâ Resûlallah? Garibanlar dediğiniz kimlerdir?"

Peygamber Efendimiz irşâden ve cevaben şöyle buyurmuşlar:

Ellezîne yuslihûne mâ efsede'n-nâs. "Başka iz'ansız, irfansız, imansız, insanların ifsat ettiği, berbat ettiği, bozduğu şeyleri ıslah eden, düzelten, güzelleştiren kimselerdir."

Rabbimiz bizlerinde bu garibanlardan eylesin. Bu yolda mücahede ve mücadele edenlerden eylesin. Bizlere tevfikini refik eylesin. Amin.

                                                                                                                                                  Ali NAZİK






Burada paylaş :


Anasayfa'ya geri dön

HABERLER

MERKEZİ REKLAM

AKRA FM
CANLI RADYON DİNLE