Hicri: 18 Zilhicce 1442 Miladi:
Bir kimse hayra para vermiyorsa demek ki Allah cc. hayra parasını nasip etmiyor. M.Esad Coşan

Cuma Saati - "DUA, İBADETİN ÖZÜDÜR"

Cuma Saati - "DUA, İBADETİN ÖZÜDÜR"


Çok değerli okuyucular, kıymetli kardeşlerim.

Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı üzerinize olsun.

Fakr-u halin izhar etme Halık’ın bilmez mi hiç,

Aleme ihsan eder de, sana vermez mi hiç,

Rabbine ağlarsan, gözyaşını silmez mi hiç,

Tâ ciğerden ah…edersen, istediğini vermez mi hiç.

Kulun bütün benliğiyle Yüce Yaratan’a, Rabbi’ne yönelerek O’ndan istek ve dilekte bulunmasıdır DUA.

DUA, Allah-u Teala'nın yüceliği karşısında, O’nun Rabliğini bilerek, kulun acziyetini itiraf etmesi; sevgi, saygı ve tazim duyguları içinde, O’nun lütuf ve yardımını dilemesidir. Yani; kulun Allah-u Teala’ya halini arz etmesi, kul ile Rabbi arasında bir diyalog, vasıtasız bir bağlantı, manevi bir köprüdür.

Duanın İslam dininde yüksek bir değeri ve yeri vardır. Alemlere rahmet olan Sevgili Peygamberimiz Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa (s.a.v) rabbine en çok yalvaran, dua eden, iltica eden idi. Ve bizlere de Rabbimize dua edip, yalvarmanın hem ibadet, hem büyük bir kuvvet ve hem de zırh olduğunu bildirmiş ve öğretmiştir.

Dua, kulun Allah’a bağlılığını en güzel şekilde dile getirdiği için Peygamber (s.a.v) Efendimiz tarafından ibadetin özü sayılmıştır. Furkan suresi 77. ayet-i kerimede; ”(Resûlüm!) De ki: “Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?” buyrularak Rabbimizin duaya verdiği önem en güzel şekilde anlatılmıştır.

Dua etmeyen insan gaflettedir.Çünkü her şeyden önce kendisinin farkında değildir. Sorunlarının, eksikliklerinin, isteklerinin, hatalarının farkında değildir. Fıtri olan sığınma ihtiyacının farkında değildir ki bu ihtiyaç yeme-içme gibi bedeni ihtiyaçları kadar gerekli, geçerli ruhsal bir ihtiyaçtır. 2000 yılında yapılan bir araştırmada, insanların beyin aktiviteleri incelenmiş ve dua ederken beyinde pek çok karmaşık aktivite gözlenmiş, farkındalık ve algı gücünün arttığı, vücut ısısının yükseldiği tespit edilmiştir. Dr.Herbert Benson, son 30 yılını duanın insan fizyolojisi üzerine etkilerine adamış bir araştırmacıdır. Bu araştırmalar sayesinde, inancın hastalıklar üzerinde %60-90 oranında iyileştirici etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. İbadete düşkün, sürekli dua eden insanların daha seyrek hasta oldukları ve hastalandıklarında ise hastanede kalış sürelerinin daha az olduğu ortaya çıkmıştır. Yani inanmak ve dua etmek vücudumuzun en doğal ihtiyaçlarındandır.

Bakara suresi 186.ayet-i kerimede Allah-u Zülcelal hazretleri; ”(Resûlüm!) Kullarım sana beni soracak olurlarsa (bilsinler ki) ben, şüphesiz onlara çok yakınım. (İsterse gönlünden geçirsin.) Bana dua edenin duasına icâbet eder (kabul eder)im. O halde onlar da benim davetimi kabul ed(ip bana itaat et)sinler ve bana iman(da sebat) etsinler. Tâ ki bu sayede doğru yola (kurtuluşa) ulaşmış olsunlar.” buyuruyor. Allah-u Teala kuluna şah damarından daha yakındır. Ve her kim Allah’a bağlanır, O’nun kendileri için koyduğu dini ilkeleri muhafaza eder ve dua ile O’na sığınırsa, dua ederse Allah onun duasına icabet eder. El-Mucîb esması gereği dilek ve dualara karşılık verir. Bu Allah-u Teala'nın vaadidir. Bundan daha büyük müjde mi olur? Biz yeter ki kulluğumuzu bilerek, edebine riayet ederek o kapıya gidelim.

Dua hakkında Prof.Dr.Mahmut Es’ad COŞAN (rh.a) der ki: “ Dua sadece psikolojik bir rahatlama ve tatmin değildir. Bilakis, fiili ve maddi tesirleri her zaman görülen, faydalı ve geçerli bir şeydir. Duanın başa gelen derdi, belayı kaldırma, gelecek olanı da önlemeye imkan ve salahiyeti vardır. O, Allah’ın saf saf dizili manevi ordularından bir ordusu olup, sevk edildiği yerde iş görür ve bitirir. Dua Mü’min'in tesirli bir silahıdır. Dua kazayı mübremi, yani kesinlik kazanmış ilahi takdir ve hükmü durdurur ve değiştirir.”

İNANÇLILARIN İŞİDİR DUA…

Onun için sevgili okuyucular, duayı aşk ile, şevk ile Allah’ın sevdiğini bilerek, tatlı tatlı, ısrarla ve devamlı yapacağız.

Selman-ı Farisi(ra) den rivayet edildiğine göre, Allah Rasülü(sav) şöyle buyuruyor: “(İnnerabbekümhayiyyünkerîmünyestahyîminabdihîizârafeaileyhiyedeyhi en yeriddehümâsıfranhàibeteyni) EbûDâvud ve Tirmizî rivayet etmiş bu hadis-i şerifi.(İnnerabbekümhayiyyünkerîmün) "Ey kullar, Ey Mü'minler! Bilin ki, sizin Rabbiniz utanır, hâyâ sahibidir ve cömerttir; kerimdir, kerem sahibidir, güzel hasletlere sahiptir, asaletlidir. (Yestahyiminabdihî) Kulundan utanır; (izârafeaileyhiyedeyhi) kulu, iki elini kaldırdığı zaman kendisine, onları bomboş, içine bir şey koymadan, duasını kabul etmeden döndürmekten; yâni, boş döndürmekten, mahrum bir şekilde döndürmekten utanır." buyurmuş.

Demek ki Cenâb-ı Hakk'ın lütfu o kadar çok ki; kul, günahkâr da olsa, suçu kul işliyor, elini kaldırıp da Allah'tan bir şey istediği zaman, Allah affetmemeye utanıyor. Kul bin bir hatayı işlemekten utanmıyor da, Cenab-ı Hak reddetmeye utanıyor. "Sen edepsizsin, sen kusurlusun, sen günahkârsın, sen suçlusun; kabul etmeyeceğim!" demiyor. Elini kaldırıp dua ettiği zaman, utanıyor, veriyor. Ellerini boş döndürmüyor. Elhamdülillah.

Güzel bir dua edebilmek için neler yapalım? Bunları sıralayalım.

Rabbim bizlere temiz bir kalp ile, gönlümüzü O’na çevirebilmiş olarak temiz bir dil ile, sevdiği ve hoşnut olduğu en güzel sözlerle, en güzel zamanlarda ve mekanlarda, dualar edebilmeyi, sevdiği ve hoşnut olduğu ağızlardan dualar alabilmeyi nasip eylesin.

Ya Rabbi! Yolumuzu aç!
Dualarımızı aziz ve yüce İsmin hürmetine kabul et. 
Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü tehlike ve kötülüklerden koru.
Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü güzellik ve iyiliklere eriştir.
Bizleri muvaffak ve muzaffer eyle.(Muharrem Nureddin COŞAN)

Amin, Amin bi hürmeti Seyyidil Mürselin, vel-hamdülillahiRabbil alemin.

                                                                                                                                                    Aykut TURAN






Burada paylaş :


Anasayfa'ya geri dön

HABERLER

MERKEZİ REKLAM

AKRA FM
CANLI RADYON DİNLE